“Bin nasihatten bir
musibet evladır” demişler. Diyenin ağzına sağlık. Duyanın da kulağına. Diyen
geç kalmışsa, duyan geç duymuşsa da yazık… Çok yazık…
Seyyidhan
Kömürcü’nün “neden eve dönmekten ibarettir hayat” dizesi geldi aklıma. Bir
zamanlar bu dizeyi ne kadar çok sevdiğimi düşündüm sonra…
Ev, dört
duvar, manzarası olmayan perspektifler…
Bir zamanlar eve
gitmemek için yarattığım bahanelerin ne kadar aptalca olduğunu anladım. Sokağa
yazılan güzellemelerin de aylaklığa davet ettiğini fark ettim sonra. Bir de "sosyal mesafe" diye bir kavram öğrendim. Ya da "sosyal izolasyon"...
Mecbur
kalınca, evde kalınca, evde mecbur kalınca, insanın yapacağı ne çok şey varmış
meğer:
Düşünmek,
istediğin kadar uyuyabilmek, istediğin zaman uyanabilmek, istediğin zaman
yiyebilmek, içebilmek, ayaklarını uzatabilmek rahatça… Uzun zamandır öncelik
sıralamasında gerilere ittiğin ne kadar şey varsa öne çekerek bir bir ele almak…
Kitap okumayı,
film izlemeyi, opera ve bale izlemeyi ihtiyaçlar hiyerarşisinde ilk basamaklara
yerleştirmek… Sevdiğin insanları aramak, görebilmek için yeni yazılımları
kullanmayı öğrenmek, yazılımların sınırlarını zorlayarak birden çok insanla konferans
görüşmeler yaparak…
Kapısının
kilitli olmadığı halde evden çıkmaya korkmak, kendini kıstırılmış hissetmekten
başkaları için de özgürlüğün kıymetini anlamakla başlayan en insancıl ihytiyaçların
ve taleplerin haklılığı üzerine de uzun uzun düşünmek…
Fen Bilgisi,
Sosyal Bilgiler tamam!
Can havli ile kendimizi
korumak adına ihyiça duyduğumuz tüm bilgileri çabucak edindik. Biyoloji
derslerinde öğrenemediğimiz virüsleri, bakterileri, yayılma yollarını, yaşama ve
çoğalma şartlarını bir çırpıda öğrendik…
İnsanın
toplumsal bir varlık olduğunu, ruhu tecrit edilince psikolojisinin
bozulacağını, iletişim kurması gerektiğini öğrendik…
Kültürü
kaybetmemek, korumak, yeni kültürel bilgilere sahip olmak için okumanın, müzik
dinlemenin, film izlemenin, hatta pek rağbet göstermediğimiz opera ve balenin
de kıymetli olduğunu anladık…
Teknolojiden
azami derecede faydalanmayı, ona bağımlı olmamamız gerektiğini, evde yaşayan
diğer aile bireyleri ile yapabileceğimiz bir çok etkinlikle yine hoşça vakit
geçirebileceğimizi öğrendik.
Tüm bu olumlu
kazanımlar için Corona mı gerekliydi bize?
Ellerimizi
yıkamayı öğrenmek için ucunda virüs salgını mı olması gerekiyormuş?
Sevdiklerimizle
vakit geçirmek için?..
Daha çok kitap
okumak için?
Gidemediğimiz
yerleri 3 boyutlu görünümlerinden mi keşfetmeliymişiz?
İzleyemediğimiz
konserleri, filmleri, tiyatro oyunlarını?..
Çevrimiçi
dersler ve kurslarla mıyeni bilgiler ve beceriler edinmeliymişiz?
Dışarı
çıkamayınca tüm dünyaya odamızı mı açmalıymışız?
Ceza evlerindekileri
tam da karantina döneminde mi dışarı salıvermeliymişiz?
Özgürlük neymiş?
Sokağa çıkma
yasağı gelmesini biz mi istemeliymişiz?
Marketleri
yağmalarcasına alışveriş yapmamalı mıymışız?
Sadece temel
ihtiyaçlarımızı mı gidermeliymişiz?
5 liralık
kolonya 100 liraya satılmamalı mıymış?
Bir maske
bulabilmek için bir servet mi ödemeliymişiz?
Hijyen çok mu
önemliymiş? Kirlenmek güzel değil miymiş?
Sağlık
çalışanları bizler için fedakarlık mı ediyormuş?
Öğretmenler
okula gitmese de telefonla ders mi anlatıyorlarmış çocuklar geri kalmasın diye?
Evet dostum, evet... Artık her şey yoluna girse de sen
#EvdeKal #HayatEveSığar #StayAtHome #StayHome #StayHomeSaveLives #SosyalMesafe #Sosyalİzolasyon






Perfect yani pır fena ye!!!
YanıtlaSil