24 Mart 2020 Salı

#EvdeKal #HayatEveSığar #SosyalMesafe



“Bin nasihatten bir musibet evladır” demişler. Diyenin ağzına sağlık. Duyanın da kulağına. Diyen geç kalmışsa, duyan geç duymuşsa da yazık… Çok yazık…

Seyyidhan Kömürcü’nün “neden eve dönmekten ibarettir hayat” dizesi geldi aklıma. Bir zamanlar bu dizeyi ne kadar çok sevdiğimi düşündüm sonra…

Ev, dört duvar, manzarası olmayan perspektifler…

Bir zamanlar eve gitmemek için yarattığım bahanelerin ne kadar aptalca olduğunu anladım. Sokağa yazılan güzellemelerin de aylaklığa davet ettiğini fark ettim sonra. Bir de "sosyal mesafe" diye bir kavram öğrendim. Ya da "sosyal izolasyon"...


Mecbur kalınca, evde kalınca, evde mecbur kalınca, insanın yapacağı ne çok şey varmış meğer:
Düşünmek, istediğin kadar uyuyabilmek, istediğin zaman uyanabilmek, istediğin zaman yiyebilmek, içebilmek, ayaklarını uzatabilmek rahatça… Uzun zamandır öncelik sıralamasında gerilere ittiğin ne kadar şey varsa öne çekerek bir bir ele almak…

Kitap okumayı, film izlemeyi, opera ve bale izlemeyi ihtiyaçlar hiyerarşisinde ilk basamaklara yerleştirmek… Sevdiğin insanları aramak, görebilmek için yeni yazılımları kullanmayı öğrenmek, yazılımların sınırlarını zorlayarak birden çok insanla konferans görüşmeler yaparak…

Kapısının kilitli olmadığı halde evden çıkmaya korkmak, kendini kıstırılmış hissetmekten başkaları için de özgürlüğün kıymetini anlamakla başlayan en insancıl ihytiyaçların ve taleplerin haklılığı üzerine de uzun uzun düşünmek…

Fen Bilgisi, Sosyal Bilgiler tamam!

Can havli ile kendimizi korumak adına ihyiça duyduğumuz tüm bilgileri çabucak edindik. Biyoloji derslerinde öğrenemediğimiz virüsleri, bakterileri, yayılma yollarını, yaşama ve çoğalma şartlarını bir çırpıda öğrendik…

İnsanın toplumsal bir varlık olduğunu, ruhu tecrit edilince psikolojisinin bozulacağını, iletişim kurması gerektiğini öğrendik…

Kültürü kaybetmemek, korumak, yeni kültürel bilgilere sahip olmak için okumanın, müzik dinlemenin, film izlemenin, hatta pek rağbet göstermediğimiz opera ve balenin de kıymetli olduğunu anladık…
Teknolojiden azami derecede faydalanmayı, ona bağımlı olmamamız gerektiğini, evde yaşayan diğer aile bireyleri ile yapabileceğimiz bir çok etkinlikle yine hoşça vakit geçirebileceğimizi öğrendik.

Tüm bu olumlu kazanımlar için Corona mı gerekliydi bize?

Ellerimizi yıkamayı öğrenmek için ucunda virüs salgını mı olması gerekiyormuş?
Sevdiklerimizle vakit geçirmek için?..
Daha çok kitap okumak için?
Gidemediğimiz yerleri 3 boyutlu görünümlerinden mi keşfetmeliymişiz?
İzleyemediğimiz konserleri, filmleri, tiyatro oyunlarını?..
Çevrimiçi dersler ve kurslarla mıyeni bilgiler ve beceriler edinmeliymişiz?
Dışarı çıkamayınca tüm dünyaya odamızı mı açmalıymışız?
Ceza evlerindekileri tam da karantina döneminde mi dışarı salıvermeliymişiz?
Özgürlük neymiş?
Sokağa çıkma yasağı gelmesini biz mi istemeliymişiz?
Marketleri yağmalarcasına alışveriş yapmamalı mıymışız?
Sadece temel ihtiyaçlarımızı mı gidermeliymişiz?
5 liralık kolonya 100 liraya satılmamalı mıymış?
Bir maske bulabilmek için bir servet mi ödemeliymişiz?
Hijyen çok mu önemliymiş? Kirlenmek güzel değil miymiş?
Sağlık çalışanları bizler için fedakarlık mı ediyormuş?
Öğretmenler okula gitmese de telefonla ders mi anlatıyorlarmış çocuklar geri kalmasın diye?

Evet dostum, evet... Artık her şey yoluna girse de sen
#EvdeKal #HayatEveSığar #StayAtHome #StayHome #StayHomeSaveLives #SosyalMesafe #Sosyalİzolasyon






1 yorum: