Bir genç 21 yaşına geldiğinde, ortalama 10.000 saat oyun oynamıştır - bu, öğrenim hayatı boyunca okulda geçirdiği süre ile aynıdır ve aynı zamanda Malcolm Gladwell'in ilk olarak 2008 yılında basılan “Outliers” adlı kitabında başarıyı getirdiğini öne sürdüğü iki etkenden biri olan “bir konuda uzmanlaşmak için en az 10.000 saat üzerinde çalışılması gerektiği” şartının da sağlanması anlamına gelir.
Peki çocuklar neden oyunlardan
bu kadar keyif alarak bunca zamanını oyun içinde geçiriyor? Aşağıda, çocuklara
okul deneyimini daha ilgi çekici hale getirmek için yararlanabileceğimiz,
oyunlara entegre edilmiş yedi psikolojik mekanik bulunmaktadır.
1 - Özerklik
Farklı şekillerde hareket
etme, keşfetme ve yaratıcı olma özgürlüğü, çocuklara özerklik vererek onları
bir oyuna bağımlı hale getiriyor.
Öğrencilere nasıl öğrendikleri
ve sorunları çözecekleri konusunda daha fazla denetim vererek, derslere ve
ödevlere nasıl yaklaşabilecekleri konusunda daha fazla seçenek sunarak, eğitimlerine
yaptıkları yatırımları artırabilir ve bunu onlar için daha kişisel bir hale
getirebiliriz.
Böylece çocuklar kontrolün onlarda
olduğunu düşündüklerinden öğrenmek için daha motive olurlar.
2 - Yeterlilik
Her oyun, çocukların
ustalaşması gereken belirli bir kurallar ve mekaniklere sahiptir. İyi
oyunlar zorluk açısından bir denge sağlar; eğer bir meydan okuma çok
kolaysa, ilgimizi kaybederiz. Ancak zor ama çok da zor olmayan
zorluklar, sebatla başarılı olabileceğimiz fikrini teşvik ederek bizi
motive ediyor.
Aynı fikir öğrenmek için de
geçerlidir. Öğretmenler, öğrencilerin ilgisini çekecek kadar zor ama
ustalaşabileceklerini düşündükleri zorluklar sağlamalıdır. Bu, çocukların
aktiviteden bunalmış hissetmelerini önleyerek onları uygulamayı tamamlamak için
teşvik eder.
3 - Sosyal ilişkiler
Oyunlar genellikle çocuklara
rekabet veya işbirliği yoluyla diğer insanlarla etkileşim kurma şansı
verir. Sinirsel aktivite, beyne hem yüz yüze hem de çevrimiçi sosyal
ilişkilerin eşit derecede gerçek hissettiğini gösteriyor.
Bu, genel olarak sınıf
kültürünün büyük bir parçasıdır. Çocuklar bir anlamda zaten sınıflar içinde
“rekabet halindeyken”, onlara birlikte nasıl çalışacaklarını öğretmeye daha
fazla odaklanılması gerekiyor. Sosyal olmak, bilgi oluşturmak ve dünya
görüşlerimizi genişletmek için çok önemlidir. Kavramlar etrafındaki
tartışmalar, öğrencilerin kendi kavramsal modellerini ortaya çıkaran (veya onu
yeniden şekillendiren) akranlarına karşı fikirlerini sorgulamalarına olanak
tanır. Öğretmenlerin bu sosyal etkileşimleri öğrenme etkinlikleri
etrafında beslemesi ve yapılandırması gerekir. Sosyal etkileşimler yoluyla
çocuklar, derslerinde motivasyonun büyük bir parçası olarak anlam bulurlar.
4 - Keşif
Oyunların bir diğer önemli
kısmı da keşiftir. Sanal bir dünyayı keşfederek, çocuklar meraklarını
tatmin etme ve bunun onları nereye götürdüğünü görme şansı yakalar. Bazen bir
ejderhanın ininde, bazen de bir hazine mahzeninde…
Bu merak öğrenmek için de
önemlidir, ancak çocuklara her zaman doğal gelmez. Proje tabanlı
öğrenmeyle pratik yapmak veya öğrencilerin çalıştıkları ile günlük
yaşamlarından halihazırda bildikleri ve sevdikleri şeyler arasında bağlantılar
kurmak, onlar için bu ampulü yakmaya yardımcı olabilir.
5 - Sürpriz
Sürpriz, çocukları ekranlarına
yapıştıran başka bir oyun unsurudur. Bu, her şey olabilir ve heyecan
verici sürprizler oyunculara hazırlıklı olmayı öğretir.
Çocukları bir çalışma
kağıdındaki problemlerde değil, öğrenme ve faaliyetlere yeni ve farklı
yaklaşımlar geliştirmeleri sürecinde yeni zorluklarla tanıştırmak önemlidir. Aksi
halde rutin geçecek olan derslere biraz sürpriz eklemek, sınıftaki enerjiyi
artırabilir ve merak uyandırabilir, bu da onların öğrenmelerine daha fazla
yatırım yapmalarını sağlar. Ayrıca öğrencilere, önlerine çıkan her türlü
zorluğun üstesinden gelebileceklerini göstererek güven oluşturmaya yardımcı
olur.
6 - Geri bildirim
Oyunlar, çocuklara nasıl
yaptıklarıyla ilgili sürekli geribildirim veriyor. Başarılı olurlarsa,
seviye atlarlar, yeni güçlerin kilidini açar ve yeni alanlara
ulaşırlar. Yanlış bir adım atarlarsa, "oyun biter". Eğlence
oyuncuları bayılır, altın kaybederler ve son kontrol noktasına geri
gönderilirler ama yine de başarılı olmak için her zaman bir şans daha bulurlar.
Çocukların hem davranışlarının
şekillenmesi hem de öğrenmeleri açısından eğitimde de anlık, düzenli
geribildirime ihtiyaçları vardır. Öğrencilerle problemler üzerinden
konuşmak, düşünce süreçlerini değerlendirmeye ve gerektiğinde onları düzeltmeye
yardımcı olabilir. Ek olarak, çocuklar birbirlerine yapıcı geri bildirimde
bulunabilir ve bu da öğrenmenin sahiplenilmesine yardımcı olabilir. Geri
bildirimi otomatikleştirmenin yollarını bulmak önemlidir.
7- Hikaye anlatma
Son olarak; ama son olduğu
için en az önemli olan değil, hikaye anlatımı. Çocuklar iyi bir hikayeye
can atarlar ama en önemlisi oyunlar onların bu anlatının bir parçası olmalarına
izin verir. Bir karakterin yapacağı gibi onu ilk elden tecrübe ederler ve
hatta bazen sonucunu şekillendirmeye yardımcı olurlar.
Hikayeler, çocukların çok
çeşitli duyguları deneyimlemesinin güvenli bir yoludur. Bu şekilde,
çocukların öğrendiklerine daha geniş bir bağlam sağlamak - bunu yaşadıkları
gerçek dünyayla ilişkilendirerek - eğitimlerinde söz sahibi olduklarını
hissetmelerini sağlayabilir. Bu, bir ders kitabındaki bir şeyin kendi
yaşamlarında nasıl şekillenebileceğini düşünmelerini isteyerek
yaratıcılıklarına ve eleştirel düşünme becerilerine hitap eder.
Oyuna özgü pek çok farklı
niteliklerden yararlanarak, öğrencileri öğrenmelerinde güçlendirebilir,
motivasyonlarını ve sahiplenmelerini artırabilir ve sınıfı daha eğlenceli hale
getirebiliriz. Daha da iyisi, öğrenmelerini derinleştirebilir ve onları
okul dışında da karşılaşacakları zorluklara hazırlayabiliriz.
Hikaye Anlatıcısı ve Lideri Stephanie Carmichael’in Classcraft’daki makalesinden çevrilmiştir.
https://www.classcraft.com/blog/features/g4c-features/7-ways-video-games-fulfill-student-needs-in-education/






